Kayseri escort

Kayseri (Fransızca Cesaree) Ülkemizin nufüs yoğunluğu bakımından en kalabalık 14. ilidir. Nufüsü 1.300.000 geçmiştir. Kayseri ilimizin toplamda 16 ilçesi mevcuttur. Kayseri Konya ve Ankadara’dan sonra İç Anadolu bölgemizin üçüncü en büyük şehridir ve sanayi merkezlidir. Orta Kızılırmak Bölümünde, Erciyes Dağı’nın eteklerinde bir ildir. Kuzey ve kuzeybatıda Yozgat, kuzey ve kuzeydoğuda Sivas, doğuda Kahramanmaraş, güneyde Adana, güneybatıda Niğde, batıda ise Nevşehir illeriyle çevrilidir. Dünyanın en eski kentlerinden biridir Kayseri. Mazaka, (Kaisareia) eski çağlarda kapadokya adı verilen bölgedir.  kayseri escort kızlarla kayseri nın sıcağında evde parti verebileceğiniz gibi, kayseri escort kızları otele de çağırabilir eğlenebilirsiniz.. kayseri escort kızlarla sizlerde gönlünüze göre tatil keyfi sürebilirsiniz. Eğer yalnız takılma niyetindeyseniz, kayseri escortlar ile yalnızlığınıza son verebilir ve kayseri escort kızlar ile baştan çıkarıcı güzel neşeli saatler geçirebilirsiniz. . Kızılırmak’ın güneyinde bulunan bu bölge, Tuz Gölü’nden Fırat nehrine kadar uzanır. İpek Yolu buradan geçer. Bölge, pek çok uygarlığın beşiği olmuştur. Kayseri Mö 4000 Ms 2000 olmak üzere 6000 yıllık bir tarihte yer almaktadır. Mö 2000 yıllarında Anadolu’ya göç eden Hititler, Kayseri’ye 22 km uzaklıktaki Kültepe şehrini kurmuşlardır. Kayseri ovasının en büyük şehridir Kültepe. Bizans dönemi, Anadolu Selçuklu Devleti dönemi, Anadolu beylikleri dönemi, Osmanlı Devleti dönemi ve Cumhuriyet döneminde dahi Kayserinin adı geçmektedir. Kayseri 1988 yılında Büyükşehir ünvanını almayı başardı. Kayseri, İç Anadolu’nun güney bölümü ile Toros Dağları’nın birbirine yaklaştığı bir yerde Orta Kızılırmak bölümünde yer alır. Kayseri ilimiz sanayi bakımından da çok gelişmiş bir ildir. Organize sanayi bölgesi 2005 yılında faliyete girmiştir. Sanayi altyapısı çerçevesinde Kayseri Serbest Bölgesi de önemli bir yere sahiptir. Kayseri Serbest Bölgesi, Türkiye’nin en büyük serbest bölgesi alanına sahiptir. Tarım ; Kayseri ekonomisinde sanayi, ticaret, ulaştırma sektörlerinden sonra gelmektedir. 671.000 hektar arazi tarımda kullanılmaktadır. Kayseri’de küçükbaş ve büyükbaş hayvancılık Türkiye ortalamasına yakın olup küçükbaş potansiyeli büyükbaş potansiyeline göre daha fazla gelişmiş durumdadır. Kayseri’nin asıl namı ticaretten gelir. Kayserili vatandaşlar cimrilikleri ve ticarette ki başarıları ile bilinirler. Kocasinan Büyükşehir statüsündeki ilin iki merkez ilçesinden birisidir, ilçe merkezinde; Hacı Kılıç Cami, Mimarsinan (Kurşunlu) Cami, Gıyasiye ve Şifahiye (Tıp Tarihi Müzesi) Medresesi., Sahabiye Medresesi, İlçe çevresinde ise; Kültepe-Kaniş-Karum ve Hıdırilyaz Köşkü gezilebilecek yerlerdir. Kayseri’de gezilecek yerler arasında Kültepe ören höyük tepe ile onun etrafını çeviren karum şehri vardır. Dünyaca bilinen bu açık hava müzesi 1881 tarihinde tanınmıştır. Yapılan kazılarda Kültepe’de, Asur, Genç Hitit, Roma-Pers ve Tabal Dönemlerine ait eserler ve bulgular ele geçirilmiştir. Bu eserlerin en önemlileri Asur dilinde yazılmış çivi yazılı tabletlerdir. Kayseri İnanç turizmi yönünden de ilk sıralarda gelmektedir. Şehrin içinde bulunan ulu cami, Güllük, Han, Hacıkılıç, Kurşunlu ve Kale camileri kentin önemli camileridir. Merkezdeki Avgunlu, Çifte, Sırçalı, Şah Kutlu Hatun, Ali Cafer, Köşk kümbetleri ile Melik Mehmet Gazi ve Seyyit Burhanettin türbeleri içlerinden en önemli olanlarıdır. Sahabiye Medresesi, Hunat Medresesi, Seraceddin Medresesi, Köşk Medresesi, Hatuniye Medresesi Kayseri’nin önemli medreseleridir. Kayseri-Adana yolu istikametinde, Kayseri’ye 70 km. uzaklıktadır. Kayseri’de ne yenir sorusu pek de karışık değildir aslında genelde aynı gıdaları tüketirler. Bu gıdalar Pastırma ve sucuktur. tabi birde olmazsa olmazı Kayseri’nin meşhur mantısı dır. Bünyan ve Yahyalı halısı ile ünlü olan Kayseri’de pastırma ve sucuk alınması gereken yiyecek malzemeleridir. Kayseri’ye gidince yapmadan dönmemeniz gereken şeyler ise şunlardır. Erciyes Dağında kayak, trekking yapmadan,Erdemli ve Soğanlı Vadisindeki kaya kiliselerini görmeden,Kapuzbaşı Şelalelerinde piknik yapmadan,Kayseri Kalesi ve Tıp Tarihi Müzesini gezmeden,Pastırma ve Sucuk tatmadan,Yöresel El Dokuma ve Bünyan ya da Yahyalı halıları almadan, Dönmeyin…

SİTEYE GİRİŞ İÇİN TIKLAYINIZ

Bursa escort sitesi

Bursa ilimizde takribi 4-5Bursa ilimizde takribi 4-5 sene yaşadığımı söyleyebilirim. Osmangazi
ilçesinde yaşamıştım ben. Bursa çok iyi ve tarihi olarak fazla eşsiz bir
şehirdir. Mudanya , Orhangazi , Osmangazi , Yıldırım , Nilüfer, Gürsu , Gemlik
ve daha sayamadığım bir çok ilçenin kusursuz güzellikleri vardır.Bursa’da
yaşayanlar bilir Ulu camii , Uludağ ve Kapalı çarşı tam gezilecek yerlerdir.
Bursa’nın şeftalisi , kestane şekeri , zeytini ve daha sayamadığım bir çok şeyi
meşhur. Bursa’da özgür ve rahat hissedeceğinizden eminim.
bursa escort
kızlarla bursa nın sıcağında evde parti
verebileceğiniz gibi, bursa escort
kızları otele de çağırabilir
eğlenebilirsiniz.. bursa escort
kızlarla sizlerde gönlünüze göre tatil keyfi sürebilirsiniz. Eğer yalnız takılma
niyetindeyseniz, bursa escortlar
ile yalnızlığınıza son verebilir ve bursa escort kızlar ile baştan
çıkarıcı güzel neşeli saatler geçirebilirsiniz. . Size Bursa’yı
anlatacağım!
Bursa ili Türkiye’nin 5. en büyük şehridir şehri tanımalamak zor olsa da şöyle
diyebilirim ki Osmanlı zamanında ikinci başkentiymiş.1335 ve 1363. arasındaki
Hüdavendigar Osmanlı Dönemi’nde .Bursa oldukça düzenli bir şehirdir. Türbeler
erken Osmanlı padişahlarının Bursa’da bulunan ve kentin esas görülecek boyunca
inşa sayısız yapılardır şunlardır Osmanlı dönemi. Bursa’da başkaca termal
banyolar ve arkeoloji müzesi de dahil olmak üzere birçok müze bulunmaktadır
.Dini inancınız her nolursa olsun Bursa’daki İslami mimari sizi mistik zamanlara
götürecek kadar başarılı örneklere sahiptir. Bunlardan ilki ve en görkemlisidir
Ulu Cami. Camiinin enteresan yönlerinden biri ortasında bulunan çeşmedir.
Cami’nin içinde oturup o mistik havayı teneffüs ederek Bursa’nın ruhuna hakikat
olan yolculuğunuza başlayabilirsiniz. Şehirdeki herkesin tartışmasız bir şekilde
yürekten bağlı olduğu Bursaspor’un yıllardır bitmeyen timsah şekilde bilinmeyen
stadyumudur.Bursa’nın Yeşil Semti’nde bulunan Külliye, 1419 yılında Yıldırım
Bayezid’in oğlu Çelebi Sultan Mehmet tarafından yaptırılmış. Bursa ile
bütünleşmiş olan Külliyedeki; Yeşil Camii ve Yeşil Türbe Timur yenilgisi sonrası
sarsılan Osmanlı’nın yeniden dirilişini simgeleyen görkemli yapıtlardan biri
olmuş.Hazire girişi ücretsiz. Yerli veya yabancı bir çok insan ziyaret ediyor.
Ve giriş kapısında bulunan çini işlemeler göz dolduruyor.Bursa’nın sembolü
haline gelen yapı şehrin her yerinden görülebilecek bir pozisyona sahip. Türbede
Çelebi Sultan Mehmet ile oğulları Şehzade Mustafa, Mahmut ve Yusuf ile kızları
Selçuk Hatun, Sitti Hatun, Ayşe Hatun ve dadısı Daya Hatuna ait olmak üzere
toplam 8 sanduka bulunmakta. Erken Osmanlı mimarisinin en önemli eserlerinden
olan Yeşil Camii, ününü taş oymacılığındaki kusursuz işçiliği ve Cami’yi
süsleyen mükemmel çinilerinden almakta. Yeşil Camii, muhteşem yapısıyla
Osmanlı’nın yeniden dirilişinin tacı olarak anılmakta..Bursa Ulu Cami, Emir
Sultan Camisi, Yeşil Cami, Bursa Kent Müzesi listenize dahil edebileceğiniz
noktaların başında gelmektedir. Bursalı’ların meşhur buluşma noktalarından olan
namı değer zafer yer altından birbirine bağlanan 3 binasıyla adeta yeraltı
AVM’sidir.Kapalı Çarşının labirent gibi içiçe geçmiş koridorları boyunca uzanan
dükkanlarının ardından kendinizi Koza Han’ın bahçesine atmalısınız. Burada ister
Türk kahvesi için ister Uludağ Gazoz… İkisi de Koza Han’da bir başka tatlı
geliyor insana. Eğer acıktıysanız size tavsiyem İskender Kebap’la karnınızı
doyurmanız. Bunun için size önerebileceğim 3 mekan var. İskender ismi patentli
bir isim olduğu için bu ismi 2 farklı dükkanın kullanmaya hakkı var. Biri
kebabın mucidi Mehmet İskender’in soyunu devam ettiren Kebapçı İskender, diğeri
de Cevat İskenderoğlu’nun varislerinin açtığı İskender.Bu iki mekan dışında bu
işi iyi yaptığına inanılan üçüncü kebapçı da Uludağ Kebap’tır.Eğer Bursa’ya
geldiğiseniz bizden tavsiye kesinlikle İskender yemelisiniz.Yemekten sonra çay
ya da kahve içecek bir yer arıyorsanız Setbaşı’na yürüyüş yapın.içeceğinizi
içerken Bursa’nın yeşilliği size eşlik edecektir.
Eğer alırım hanımı çocukları arada pikniğe giderim barbekü yaparım, çocuklarımı
alırım yuvarlansın koşsun zıplasın diyorsanız Bursa tam yeridir
kesinlikle.Şehrin ortasında bulunan kültür park yeşil doku ve çeşitlilik
açısından çok zengin bir kenttir.Bolca eski ve yaşlı ağaçta bulunur gölgeleri
geniştir harikadır harika.50 metre ara ile çocuk parkı vardır. Evde enerjisini
atamayan çocuklarınız Bursa’da hayat bulacaktır.İklimine gelirsek;Genelde ılıman
bir iklime sahiptir. Ancak, iklim bölgelere göre de değişiklik göstermektedir.
Kuzeyde Marmara Denizinin yumuşak ve ılık iklimine karşılık güneyde Uludağ’ın
katı iklimi ile karşılaşılmaktadır.
İlin en sıcak ayları Temmuz -Ekim, en soğuk ayları ise Şubat – Mart’tır. 52
yıllık gözlem süresi itibarı ile yıllık ortalama yağış miktarı 70,6 cm.dir. İlde
ortalama nispi nem % 69 civarındadır.
Bursa’da iki kamu üniversitesi ve özel üniversitesi vardır.1975 yılında kurulan
Uludağ Üniversitesi , şehrin çok eski eğitim kurumudur. Önce Bursa Üniversitesi
olarak kurulan ve 1982 yılında Uludağ Üniversitesi olarak yeniden adlandırılan
üniversitenin, Türkiye’nin en büyük okullarından biri olan 47.000 şahıslık bir
öğrenci topluluğu var. Bursa Teknik Üniversitesi, Bursa’nın ikinci kamu
üniversitesidir ve 2010 yılında kurulmuştur ve 2011-2012 akademik yılında eğitim
görmeye başlamıştır.
Bursa’nın ilk özel üniversitesi olan Bursa Orhangazi Üniversitesi ,2012-2013
öğretim yılında eğitime başlamıştır. Bunla beraberinde, Orhangazi Üniversitesi,
Temmuz 2016’daki başarısız darbe girişimi sonrasında Türk Bakanlar Kurulu
tarafından kapatıldı. İstanbul Ticaret Üniversitesi , 2013’te Bursa’da
lisansüstü programlar açtı.

 

SİTEYE
GİRİŞ İÇİN TIKLAYINIZ

 

 

Antalya escort sitesi

Antalya nın İl Nüfusu: 2.328.555’dir. İlin 20.177 km²’dir.İlde km’ye 115 kişi düşmektedir.19 ilçe,bu belediyelerde toplam 910 mahalle bulunmaktadır.Antalya, 1980 yılından sonra mutabık iklim koşulları ve turizm müessiriyet nedeniyle hızla gelişmiş ve buna muvazi olarak il de günümüzde Türkiye’nin en kalabalık beşinci ili olmuştur.Antalya’da ekonomik hayat mukra oranda ticaret, tarım ve turizme dayalıdır. Antalya escort kızlarla Antalya nın sıcağında evde parti verebileceğiniz gibi, antalya escort kızları otele de çağırabilir eğlenebilirsiniz.. antalya escort kızlarla sizlerde gönlünüze göre tatil keyfi sürebilirsiniz. Eğer yalnız takılma niyetindeyseniz, antalya escortlar ile yalnızlığınıza son verebilir ve antalya escort kızlar ile baştan çıkarıcı güzel neşeli saatler geçirebilirsiniz. . Size kısa kısa tarihi dönemlerden bashedeceğim.İlk Çağ Öncesi;Anadolu’da insana ilgili bilinen en önceki yerleşim alanlarından bir tanesi Antalya şehir merkezinden takribi 30 km kuzeybatıda Korkuteli takribi üzerinde Toros Dağlarının Akdeniz’e nazır yamaçlarında bulunan Karain Mağarası’dır. Bu devre, günümüzden 2 milyon 140 bin seneleri arasında kalan evresini içerir. Karain’de mağara adamlarına ilişkin kemik kalıntıları da ele geçmiştir. Bunlar, tüm Anadolu’da ele geçen en erken taşıl kalıntılarıdır.İlk Devir Dönemi;Bu dönemle ilgili fazla bir bilgimiz yok.Antalya Mıntıka’nın erken tarihi, bölgede 1946’dan once yapılan kazılardan evvel karanlıktı.Hititler Dönemi;Anadolu’da önceki siyasi birliği sağlayan Hitit Devleti’nin kurulduğu donemde yazgı, Anadolu’ya yaklaşan suskun zamanda gelmişti. Anadolu’nun ortasında kurulmuş olan Hitit devleti dönemi, mukkadimi Antalya için sessiz ve karanlık geçti. Bölgenin tarihsel sahnesine çıkışı Hitit krallarının Batı Anadolu seferleri düzenlemesiyle başlar. Bugünkü Antalya vilayet sınırları içinde kalan Perge, Kesros, Patara gibi eski coğrafya adlarının Hitit çağından kalma olduğunu M.Ö. 1267-1237 yılları arasında hüküm sürmüş Hitit Kralı III. Hattuşili’nin yıllıklarından öğrenilmiştir.Buradan anlaşılan Hititlerin “Lukka ülkesi” diye adlandırdıkları Akdeniz sahiline kadar uzanmış olmalarıdır.Likya ve Pamfilya dönemi;Pamfilya Helenleri, karşılaştırmalı dilbilim yöntemlerine göre, Anadolu’daki en eski Helen gruplarından birini oluşturmuşlardır. Bunların dilinde Mukenlerin ve Dorların dil özelliklerinden bazılarına rastlanmaktadır. Bu nedenle M.Ö. ilk bin yılın başlarında Anadolu’ya göç etmiş oldukları kabul edilmektedir. Bunlar Anadolu’da karşılaştıkları insanlarla iç içe geçmiş, onların inanç ve çeşitli kültürel özelliklerinden etkilenmişlerdir.Bergama, Roma ve Bizans dönemleri;7. yüzyılın ortalarında Arapların sürekli yağma ve saldırıları her iki bölgeyi büyük ölçüde zarara sokmuştur, bu duruma engel olmak isteyen Doğu Romalılar, bölgeyi korumak amacıyla özel bir donanma kurmuşlardır.Roma İmparatorluğu’nun bölgeye hükümran olmasından sonra, stratejik yerler veya kentlerin bazıları, minik keşişlikler halinde Doğu Roma İmparatorluğu egemenliği sırasında yaşamalarını sürdürmüşlerdir.Selçuklu Devleti;Antalya Selçukluların eline geçtikten sonra kar gelişmesi yönünden çeşitli çalışmalar ve Venediklilerle ilk ticari anlaşma yapıldı. Kentte kültürel tesislerin, camilerin inşasına başlandı. Önce kaleler restore edilmiş ve bazılarına ekler yapılmış; ayrıca bazı bölümlerde yeniden kaleler, köşkler, köprüler, camiler, türbeler, medreseler, imaretler ve hanların yanısıra Hadrianus Kapısı’nın kuzey tarafındaki kule Selçuklular tarafından yeniden inşa edilmiştir. Bu arada rıhtım ve mendirekler yapılmış ve bir de tersane kurulmuştur. 40 yıla yakın Emirüs kararlaştırma sevahillik ve Atabeylik yapan Ertokuş’tan sonra bu vazifeye Bahaddin Mehmet Bey tayin edildi. 1276 yılında bunun ölümünden bir sonra evrede Ebülmeali Bedreddin Ömer onun yerine geçti.Antalya ili iklimi genel olarak Akdeniz iklimine girmektedir.
Yazları hamam ve kurak, kışları ılıman ve yağışlı olarak söyleyiş edilen iklim tipi öteki bir değişle “Mutedil Deniz ve Sıcak Deniz İklim Sınıfı”na girer, iç kesimlerde ise “Soğuk Yarı-Siyah İklim” tipi görülmektedir. Yazın averaj sıcaklık 28-36 derece arasındadır.
Öğle saatlerinde termometrenin 40 derecenin üzerine kadar çıktığı görülür. Ocak ayında ise sıcaklık ortalama 10-20 derece arasında değişir.Kar hemen hemen hiç soğumaz kışın bile ılıktır.
İlde yıllık ortalama nem %64 dolayındadır.Antalya’nın kıyı bölgesinde yazlar uzun sıcaktır.. Kışlar bile ılığa yakın serinlikte geçer. Yazın, yağmur hiç yağmaz -genellikle-.Aralık, Ocak ayları ile çok ender yağmur -belki- yağar.
Yılın ancak 40-50 günü saklı ve yağışlıdır. Antalya, yılda ortalama 300 güneşli günü, 18.7 derece yıllık sıcaklık ortalaması ile yılın 12 ayı turizm hareketleri vazıh, ender bölgelerden birisidir. Yılın on ayı denize girersiniz ve bu şehirde hasta dahi olmazsınız.Eğer Antalyalı iseniz başka şehirler size soğuk gelebilir.

SİTEYE GİRİŞ İÇİN TIKLAYINIZ